Tarih

SİYASİ VE TARİHİ COĞRAFYA

İslamiyet öncesi Tebriz’in tarihi ile ilgili bilimsel çalışmalar ve arkeolojik kazılar devam etmektedir. Bu konuda en önemli çalışma Tebriz’in tarihi kalıntılarından Göy Meçit’in (Mescidi Kebud) etrafında yapılan arkeolojik kazılardır. Günümüzden 4000 yıl öncesine ait tarihi mezarlıklarda insan iskeletlerinin yanı sıra medeniyet ve uygarlık göstergesi olan çanak çömlek ve diğer yaşamsal alet edevat ortaya çıkarılmıştır .

Tarihçiler ve arkeologlar bu kalıntıları inceleyerek tarihe ışık tutacaklardır. İslamiyet sonrası Tebriz’in ilgili pek çok bilgi ile karşılaşıyoruz. Özellikle İbnil Esir, İbni Nedim, Yagut Hemevi ve Teberi kitaplarında Tebriz ile ilgili pek çok bilgiyi ortaya koymuşlardır. Arapların istilası, daha sonra Revadiyan (Ravendiye), ardından Moğol ve İlhanlı hâkimiyetlerini görüyoruz. Moğol istilası sırasında Tebriz büyük hasar görüyor ardından Moğol Hanedanından Ğazanhan Tebriz’de büyük imar hareketlerine girişiyor. Moğol hükümdar Ğazanhan’ın türbesi de bu kentte bulunmaktadır. Moğolların büyük vezirlerinden Xace Reşidettin Fezlullah Tebriz’de çok önemli eserler yaptırmıştır .

Çağın en önemli bilim ve üniversite merkezi olan Reşidiye (Rebbe Reşidi) 1300 yılında Tebriz’de eğitim faaliyetine başlamıştır. Moğollardan sonra Tebriz Timurlular tarafından büyük bir bölgenin merkezi olarak kullanılıyor. Hatta Timurlu Miran Şah’ın mezarı Tebriz deki Surxap Mezarlığında bulunmaktadır. Akkoyunlu ve Karakoyunlular döneminde de Tebriz önemini korumuştur. Akkoyunlu Uzun Hasan bütün Batı İran ve Anadolu’yu fetih edince Trabzon Rum imparatoru Teodora Kalucuhans’ın kızı ile evlenerek Tebriz’i başkenti haline getirmiştir .

Uzun Hasan bütün Avrupalı elçileri bu kent deki sarayında kabul etmiştir. Mezarı Tebriz deki Nasıriyye Mezarlığında bulunmaktadır. Safeviler döneminde Tebriz daha da önem kazanmış ve Şah İsmail ve bu kenti başkenti yapmıştır. Ardından sonu gelmeyen Osmanlı Safevi savaşları döneminde Tebriz büyük hasarlar görmüş ve önemli zayiatlar vermiştir. Safevi hükümdarlarından Şah Abbas döneminde kent müreffeh bir kent konuma gelmiştir. İran’ın ticari, siyasi ve ekonomik merkezi durumuna yükselmiştir .

1678 yılında Tebriz’i ziyaret eden Evliya Çelebi Tebriz’i 47 medrese 400 mektep 200 kervansaray 1070 köşk 108 derviş tekkesi ve 47000 bağ ve bahçenin bulunduğu bir kent olarak nitelemiştir. Afşar hanedanından Nadir Şah ve Zendiyye Hükümdarları döneminde Tebriz yine İran Osmanlı ve Rus savaşları ortasında kalarak büyük zayiatlara sahne olmuştur .

YAKIN TARİH

Kacar Hanedanlığı döneminde Tebriz’in önemi artmış ve bu kent Kacar veliahtlarının eğitim ve yaşama kenti konumuna yükselmiştir. Daha sonra müstebit Kacar Hükümdarlarının baskıcı rejimine karşı başlayan 1906-11 İran Meşrutiyet Devriminin başlama, gelişme ve odak noktası konumuna gelmiştir. İran Meşrutiyet Devriminin en önemli liderlerinden Mirza Ali Siggatil İslam (bu devrimci âlim 1911 yılında kutsal Aşura gününde işgalci Rus birliklerince dara çekilerek idam edilmiştir.), meşrutiyet devriminin komutanları Settar Han, Bağır Han yine büyük bir devrimci din adamı olan Şeyh Muhammed Xiyabani ve Kolonel Muhammed Tagihan Pesiyan ve başka liderler İran siyasal tarihine damgalarını vurmuş Tebriz’in ileri gelenleridir .

Günümüzden 38 sene önce 1979 yılında 2500 yıllık İran Monarşi Yönetimini sona erdiren ve Sah Muhammed Rıza Pehlevi’yi deviren 1979 İran İslam Devrim’de Tebriz deki ayaklanma ile başlamış ve bütün İran’a yayılmıştır .

İran Başkenti

Tebriz, Atropatlar döneminden başlayarak farkli hükümdarların başkenti seçilmişdir. 1265'ten beri İlhanlı hanedanının başkenti olmuştur.  1295'te iktidara gelen Gazan Hanlığı Dönemi boyunca kent en yüksek ihtişamına ulaştı.Daha sonraki bölge Doğu'daki Amu Darya'dan Batı'daki Mısır sınırlarına, Kuzeydeki Kafkasya'dan Güneydeki Hint Okyanusuna uzandı. It was again capital of Iran during Kara Koyunlu dynasty from 1375 to 1468 and then during Ak Koyunlu within 1468–1501.Kara Koyunlu hanedan döneminde 1375'ten 1468'e, sonra Ak Koyunlular sırasında 1468-1501'de İran'ın başkenti oldu. Sonunda, Safevi döneminde 1501'den 1555'te yenilgilerine kadar İran İmparatorluğunun başkenti oldu.Kajar hanedanında Tebriz, İran Veliahtının ikametgahı (1794-1925) olarak seçilmişti .

İslamiyet öncesi Tebriz’in tarihi ile ilgili bilimsel çalışmalar ve arkeolojik kazılar devam etmektedir. Bu konuda en önemli çalışma Tebriz’in tarihi kalıntılarından Göy Meçit’in (Mescidi Kebud) etrafında yapılan arkeolojik kazılardır. Günümüzden 4000 yıl öncesine ait tarihi mezarlıklarda insan iskeletlerinin yanı sıra medeniyet ve uygarlık göstergesi olan çanak çömlek ve diğer yaşamsal alet edevat ortaya çıkarılmıştır.
Tarihçiler ve arkeologlar bu kalıntıları inceleyerek tarihe ışık tutacaklardır. İslamiyet sonrası Tebriz’in ilgili pek çok bilgi ile karşılaşıyoruz. Özellikle İbnil Esir, İbni Nedim, Yagut Hemevi ve Teberi kitaplarında Tebriz ile ilgili pek çok bilgiyi ortaya koymuşlardır. Arapların istilası, daha sonra Revadiyan (Ravendiye), ardından Moğol ve İlhanlı hâkimiyetlerini görüyoruz. Moğol istilası sırasında Tebriz büyük hasar görüyor ardından Moğol Hanedanından Ğazanhan Tebriz’de büyük imar hareketlerine girişiyor. Moğol hükümdar Ğazanhan’ın türbesi de bu kentte bulunmaktadır. Moğolların büyük vezirlerinden Xace Reşidettin Fezlullah Tebriz’de çok önemli eserler yaptırmıştır. 
Çağın en önemli bilim ve üniversite merkezi olan Reşidiye (Rebbe Reşidi) 1300 yılında Tebriz’de eğitim faaliyetine başlamıştır. Moğollardan sonra Tebriz Timurlular tarafından büyük bir bölgenin merkezi olarak kullanılıyor. Hatta Timurlu Miran Şah’ın mezarı Tebriz deki Surxap Mezarlığında bulunmaktadır. Akkoyunlu ve Karakoyunlular döneminde de Tebriz önemini korumuştur. Akkoyunlu Uzun Hasan bütün Batı İran ve Anadolu’yu fetih edince Trabzon Rum imparatoru Teodora Kalucuhans’ın kızı ile evlenerek Tebriz’i başkenti haline getirmiştir. 
Uzun Hasan bütün Avrupalı elçileri bu kent deki sarayında kabul etmiştir. Mezarı Tebriz deki Nasıriyye Mezarlığında bulunmaktadır. Safeviler döneminde Tebriz daha da önem kazanmış ve Şah İsmail ve bu kenti başkenti yapmıştır. Ardından sonu gelmeyen Osmanlı Safevi savaşları döneminde Tebriz büyük hasarlar görmüş ve önemli zayiatlar vermiştir. Safevi hükümdarlarından Şah Abbas döneminde kent müreffeh bir kent konuma gelmiştir. İran’ın ticari, siyasi ve ekonomik merkezi durumuna yükselmiştir.
1678 yılında Tebriz’i ziyaret eden Evliya Çelebi Tebriz’i 47 medrese 400 mektep 200 kervansaray 1070 köşk 108 derviş tekkesi ve 47000 bağ ve bahçenin bulunduğu bir kent olarak nitelemiştir. Afşar hanedanından Nadir Şah ve Zendiyye Hükümdarları döneminde Tebriz yine İran Osmanlı ve Rus savaşları ortasında kalarak büyük zayiatlara sahne olmuştur. 
YAKIN TARİH
Kacar Hanedanlığı döneminde Tebriz’in önemi artmış ve bu kent Kacar veliahtlarının eğitim ve yaşama kenti konumuna yükselmiştir. Daha sonra müstebit Kacar Hükümdarlarının baskıcı rejimine karşı başlayan 1906-11 İran Meşrutiyet Devriminin başlama, gelişme ve odak noktası konumuna gelmiştir. İran Meşrutiyet Devriminin en önemli liderlerinden Mirza Ali Siggatil İslam (bu devrimci âlim 1911 yılında kutsal Aşura gününde işgalci Rus birliklerince dara çekilerek idam edilmiştir.), meşrutiyet devriminin komutanları Settar Han, Bağır Han yine büyük bir devrimci din adamı olan Şeyh Muhammed Xiyabani ve Kolonel Muhammed Tagihan Pesiyan ve başka liderler İran siyasal tarihine damgalarını vurmuş Tebriz’in ileri gelenleridir. 
Günümüzden 38 sene önce 1979 yılında 2500 yıllık İran Monarşi Yönetimini sona erdiren ve Sah Muhammed Rıza Pehlevi’yi deviren 1979 İran İslam Devrim’de Tebriz deki ayaklanma ile başlamış ve bütün İran’a yayılmıştır.
İslamiyet öncesi Tebriz’in tarihi ile ilgili bilimsel çalışmalar ve arkeolojik kazılar devam etmektedir. Bu konuda en önemli çalışma Tebriz’in tarihi kalıntılarından Göy Meçit’in (Mescidi Kebud) etrafında yapılan arkeolojik kazılardır. Günümüzden 4000 yıl öncesine ait tarihi mezarlıklarda insan iskeletlerinin yanı sıra medeniyet ve uygarlık göstergesi olan çanak çömlek ve diğer yaşamsal alet edevat ortaya çıkarılmıştır.
Tarihçiler ve arkeologlar bu kalıntıları inceleyerek tarihe ışık tutacaklardır. İslamiyet sonrası Tebriz’in ilgili pek çok bilgi ile karşılaşıyoruz. Özellikle İbnil Esir, İbni Nedim, Yagut Hemevi ve Teberi kitaplarında Tebriz ile ilgili pek çok bilgiyi ortaya koymuşlardır. Arapların istilası, daha sonra Revadiyan (Ravendiye), ardından Moğol ve İlhanlı hâkimiyetlerini görüyoruz. Moğol istilası sırasında Tebriz büyük hasar görüyor ardından Moğol Hanedanından Ğazanhan Tebriz’de büyük imar hareketlerine girişiyor. Moğol hükümdar Ğazanhan’ın türbesi de bu kentte bulunmaktadır. Moğolların büyük vezirlerinden Xace Reşidettin Fezlullah Tebriz’de çok önemli eserler yaptırmıştır. 
Çağın en önemli bilim ve üniversite merkezi olan Reşidiye (Rebbe Reşidi) 1300 yılında Tebriz’de eğitim faaliyetine başlamıştır. Moğollardan sonra Tebriz Timurlular tarafından büyük bir bölgenin merkezi olarak kullanılıyor. Hatta Timurlu Miran Şah’ın mezarı Tebriz deki Surxap Mezarlığında bulunmaktadır. Akkoyunlu ve Karakoyunlular döneminde de Tebriz önemini korumuştur. Akkoyunlu Uzun Hasan bütün Batı İran ve Anadolu’yu fetih edince Trabzon Rum imparatoru Teodora Kalucuhans’ın kızı ile evlenerek Tebriz’i başkenti haline getirmiştir. 
Uzun Hasan bütün Avrupalı elçileri bu kent deki sarayında kabul etmiştir. Mezarı Tebriz deki Nasıriyye Mezarlığında bulunmaktadır. Safeviler döneminde Tebriz daha da önem kazanmış ve Şah İsmail ve bu kenti başkenti yapmıştır. Ardından sonu gelmeyen Osmanlı Safevi savaşları döneminde Tebriz büyük hasarlar görmüş ve önemli zayiatlar vermiştir. Safevi hükümdarlarından Şah Abbas döneminde kent müreffeh bir kent konuma gelmiştir. İran’ın ticari, siyasi ve ekonomik merkezi durumuna yükselmiştir.
1678 yılında Tebriz’i ziyaret eden Evliya Çelebi Tebriz’i 47 medrese 400 mektep 200 kervansaray 1070 köşk 108 derviş tekkesi ve 47000 bağ ve bahçenin bulunduğu bir kent olarak nitelemiştir. Afşar hanedanından Nadir Şah ve Zendiyye Hükümdarları döneminde Tebriz yine İran Osmanlı ve Rus savaşları ortasında kalarak büyük zayiatlara sahne olmuştur. 
YAKIN TARİH
Kacar Hanedanlığı döneminde Tebriz’in önemi artmış ve bu kent Kacar veliahtlarının eğitim ve yaşama kenti konumuna yükselmiştir. Daha sonra müstebit Kacar Hükümdarlarının baskıcı rejimine karşı başlayan 1906-11 İran Meşrutiyet Devriminin başlama, gelişme ve odak noktası konumuna gelmiştir. İran Meşrutiyet Devriminin en önemli liderlerinden Mirza Ali Siggatil İslam (bu devrimci âlim 1911 yılında kutsal Aşura gününde işgalci Rus birliklerince dara çekilerek idam edilmiştir.), meşrutiyet devriminin komutanları Settar Han, Bağır Han yine büyük bir devrimci din adamı olan Şeyh Muhammed Xiyabani ve Kolonel Muhammed Tagihan Pesiyan ve başka liderler İran siyasal tarihine damgalarını vurmuş Tebriz’in ileri gelenleridir. 
Günümüzden 38 sene önce 1979 yılında 2500 yıllık İran Monarşi Yönetimini sona erdiren ve Sah Muhammed Rıza Pehlevi’yi deviren 1979 İran İslam Devrim’de Tebriz deki ayaklanma ile başlamış ve bütün İran’a yayılmıştır.